Türkiye Ekonomisi

Dünya Ekonomisi

Osmanlı Ekonomisi

Finansal Ekonomi

İşletme Ekonomisi

Hizmet Ekonomisi

Kalkınma Ekonomisi

Tarım Ekonomisi

Borsa ve Yatırım

Ekonomi Sözlüğü

Ekonomi Ders Notları

Ekonomi Düşünürleri

Genel Ekonomi Soruları

Özel İstatistik Arşivi

Özel İktisat Konuları

Açık Öğretim İktisat

Ekonomi Kurumları

Kamu Yönetimi

Kamu (Devlet) Maliyesi

Sigortacılık Konuları

Türkiye İktisat Tarihi

Yeraltı Ekonomisi

Kredi Kartı Piyasası

Gelişmekte Olan Ülkeler

Finansal Piyasalar

Kent Ekonomisi

Liberalizm

Forex Piyasaları

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Güney Kore Ekonomik Kalkınma Modeli 

Kore mucizesinin temelinde devletin stratejik ekonomik kararları etkin biçimde uygulayabilmesi yatmaktadır. 1965 yılından günümüze G. Kore’nin yıllık GSMH büyümesi yaklaşık %7 ve kişi başına GSMH büyümesi de %5,7 olmuştur. 

Kore, 1960’lara kadar tipik az gelişmiş bir tarım ülkesi durumundayken, ihracatı ön planda tutan bir kalkınma stratejisi izleyerek modern ve sanayileşmiş bir ülke olmuştur. 30 yıldan fazla bir sürede yıllık ortalama %8 gibi yüksek büyüme hızı ile, GSYİH 1961’deki 2.1 milyar $’dan 1996 yılında 520 milyar $’a çıkmıştır. Aynı dönemde kişi başı GSMH da 82 $’dan 11 380 $’a yükselmiştir.

Kore’de güçlü bir devletin ortaya çıkması, alınan kararların uygulanabilmesini sağlamıştır. Ancak, daha da önemlisi, bu güçlü devletin kendi varlığını meşrulaştırmak ve toplumda bir uzlaşı oluşturabilmek için ekonomik büyümeyi varlığının temel nedeni olarak kabul etmesidir. 

Kalkınma sürecine başladığı 1950'lerin başlarında Güney Kore, orta büyüklükte, geniş ölçüde işgücü fazlası olan, doğal kaynaklar açısından göreli olarak fakir, fakat beşeri kaynaklar bakımından göreli olarak zengin bir ülke olarak tanımlanabilirdi. Kolonicilik döneminde, ülkeyi yöneten Japonya'nın, Güney Kore’nin kırsal kesimlerinde alt yapı ve kurumsal yatırımlara ve tarımsal üretime büyük önem verdiği gözlenmektedir (sulama, çiftçi kuruluşlarının oluşturulması gibi). Buna ek olarak, gerek Japonya'nın yönetiminde, gerekse savaş sonrası yıllarda bu ülkelerin kendi mevzuatlarıyla gerçekleştirdikleri toprak reformları, tarımsal taşınmaz varlıkların oldukça adil dağılmasına yol açmıştı. 

Güney Kore bu sömürgecilik mirasıyla modern aşamalı büyüme sürecine bilinen birincil ithal ikamesi ile başlamıştır. Geleneksel ihracat gelirlerinin bir kısmını tüketim malları ithalatından yatırım malları ithalatına kaydırılması ithal ikameci sanayilerin yaratılmasına olanak verdi. Bir taraftan yatırım mallarının toplam ithalat içindeki payı artarken, diğer taraftan yerli üretimin ithalatı ikame etme süreci giderek hızlanmaktaydı. 

1960’ların başında Kore ordusu tarafından oluşturulmuş Ekonomik Planlama Kurulu, planlı bir biçimde kalkınma dönemini başlatmıştır. Planlarda belirtilen hedeflere varılması ve hatta geçilmesinde üç ana faktörün geçerli olduğu söylenmektedir. Bunlar, devletin üst düzey desteği, ekonomideki önemli karar alıcıların planın oluşumuna dâhil edilmeleri, planın uygulama aşamalarının yakın takibi ve kontrolüdür. Planlar sırasıyla şu yıllarda uygulanmıştır: 

• Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1962–1966), Ekonomik Planlama Kurulu elemanlarının çok deneyimsiz olmaları ve acele hazırlanması nedeniyle çok başarı kazanmamıştır. Yine de %7,1 olarak hedeflenmiş büyüme oranı geçilmiştir.Bu durum ülkenin kendine olan güvenini artırmıştır. 

• İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (1967–1971) sanayi altyapısının modernizasyonu ve kendine yeterli bir ekonomiyi geliştirme amacına ulaşılmıştır. Bu dönemde GSMH %80, ihracat %417 ve vergi gelirleri %200 oranında artmıştır. 

• Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı (1972–1976) özellikle gelir dağılımına önem vermiştir. Bölgesel dengesizliklerin giderilmesine çalışılmış ve kırsal alanlardaki yatırımlara ağırlık verilmiş ve özel sektöre ekonomide daha fazla rol verilmesi kararlaştırılmıştır. Büyüme %10,2 olarak gerçekleştirilmiştir. 

• Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı (1977–1981) dünya petrol krizinden dolayı başarılı olamamıştır. %9,2 olarak planlanan büyüme %4,3’te kalmış, enflasyon 1980 yılında %25,6’ya yükselmiş, ekonomi %8 küçülmüştür. 

• Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1982–1986) makro dengeleri sağlamayı ve özellikle ihracatı büyük oranda artırmayı hedeflemiştir. Makro göstergelerde iyileşme görülürken, %7,5 olarak planlanan büyüme hedefi %8,7 olmuştur. 

• Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı (1987–1991) verimlilik artışını ve uluslararası piyasalarda rekabet gücünün sağlanmasını ön plana çıkarmıştır. Ekonomide devletin rolünün azaltılması ve finansal piyasaların özelleştirilmesi gibi konularda önemli adımlar atılmıştır.

Bu planlara bakıldığında, devletin piyasaya müdahale edip kalkınmacı rolünü üstlenmesi görülecektir. Hükümet politikaları yeni endüstriyel sınıfı destekleyici bir şekilde yönlendirmiştir. Eğitime önem verilerek okur-yazar sayısı %95’e ulaştırılmıştır. GSMH’nın %’3’ü eğitime ayrılmakta olup, temel eğitim ve orta eğitim devlet okullarında parasızdır. 

Kore hükümeti hem fonksiyonel hem de seçici olarak tüm faktör ve ürün piyasalarına yoğun olarak müdahalelerde bulunmuştur. Devlet, üretiminin büyük bir bölümünü ihraç etmede rekabet gücü kazanabilmek için, seçilmiş faaliyetlere yüksek, değişken ve sürekli bir koruma uygulamıştır. Yurtiçi yatırılabilir kaynakları bebek sanayilere yönlendiren devlet, çeşitli eksik rekabet piyasalarını içselleştirebilen büyük özel şirket gruplarının (Cheabol) oluşumunu da teşvik etmiştir. Eğitime ve özellikle teknik eğitime büyük yatırım yapan devlet, firma çalışanlarının teknik eğitim şemalarının planlanmasında da yardımcı olmuştur ve bunun yanı sıra Ar-ge ve teknoloji alt yapı kurumlarına da yatırım yapılmıştır. Tüm bunlar yapılırken yerel firmaların bağımsız araştırma yeteneklerinin geliştirmesi de teşvik ve yardımlar yoluyla uyarılmıştır.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Gizlilik Politikası

Sağlık Bilgileri