Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

MALİ PİYASALAR – Piyasa Kavramı, Çeşitleri ve Özellikleri

 

Piyasa Kavramları, Çeşitleri ve Özellikleri

İktisadi açıdan piyasa, alıcı ve satıcıların birbirleri ile karşılıklı iletişim içinde oldukları ve mübadelenin meydana gel­diği bir yerdir. Piyasa çok sayıda alıcı ve satıcının bir araya geldiği yerdir ve organize bir yapıya sahip olması durumunda somut biçimiyle borsa olarak tanımlanır.

Mali Piyasalar, Kurumlar ve Araçları

Bir ülkede fon kullananlar ile fon arz edenler arasında fon akımları düzenleyen kurumlar, akımı sağlayan araç ve gereç­ler ile bunları düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan yapıya mali piyasa denir.

Mali piyasa beş ana unsurdan oluşmaktadır:

 - Tasarruf sahipleri (fon arz edenler)
 - Yatırımcılar (fon talep edenler)
.  Yatırım ve finansman araçları
.  Yardımcı kuruluşlar
.  Hukuki ve idari düzen

Ekonomi İçerisinde Mali Piyasaların İşlevleri

a) Fon açığı / fazlası olan katılımcılar açısından:

Bir mali sistemde her durumda aşağıdaki eşitlik geçerlidir. Bu durumda her mali sistemde fon fazlası veren birimler ile fon açığı olan birimler sistemin kullanıcıları olarak karşı­mıza çıkmaktadır.

Mali sistemin ortaya çıkması ve biçimlenmesi ise borç alanlar (yatırımcılar) ile borç verenler (tasarruf sahipleri) arasında olanaklar ve ihtiyaçlar arasındaki miktar, vade ve diğer koşullardaki uyuşmazlıkları gidermeye yönelik olmuştur.

b) Mali aracılar açısından 

Mali aracılar tamamen bir komisyoncu (agency-broker) gi­bi borçlunun ihraç ettiği menkul kıymetleri (tahvil, finansman bonosu, hisse senedi vb.) tasarruflarını kullandırmak isteyen­lere bir komisyon karşılığı pazarlayarak faaliyet gösterebil­dikleri gibi, bu menkul kıymetleri portföyünde taşıyarak (bro­ker-dealer) ya da fon açığı olanlara kullandırmak üzere tasar­ruf sahiplerinden fon sağlamak için onların ihtiyaçlarına uy­gun enstrümanlar üreterek (vadeli-vadesiz mevduat, mevduat seı1ifikası vb.) de faaliyet gösterebilirler. Buna göre sistemdeki mali aracılar aşağıdaki gibi adlandırılabilirler

- Bankalar - Aracı Kuruluşlar - Yatırım Ortaklıkları - Sosyal Güvenlik Kuruluşları  - Sigorta Şirketleri - Kooperatifler -  Genel Finans Ortaklıkları

Ekonomide Fon Akımları

Mal ve hizmet karşılığı yapılan ödemeler ve borç alma, borç verme, yatırım gibi ekonomik aktiviteler bir ekonomik sistem içinde gerçekleştirilmektedir. Bu aktivitelerden spot olarak gerçekleştirilen mal ve hizmet alım-satımları "reel sektör"ü belirlerken, mali varlık ve yükümlülüklerde ki el değişimleri "mali sektör"ü belirlemektedir.

Vadelerine Göre Mali Piyasalar

Mali piyasaları vadelerine göre ikiye ayırmak anlamlı olacaktır. Her ne kadar piyasadaki faiz oranı makro düzeyde çok etkin de olsa, dar anlamda baktığınızda zaten piyasadaki tüm tarafların makro oranı kabullendiklerini ve aşağı yukarı tüm işlemlerin benzer faiz oranlarından gerçekleştiğini görürüz. Buna göre işlemler için mikro düzeyde vade yapısı önemlidir. Vade yapısına göre piyasayı ikiye ayırıyoruz:

Sermaye Piyasası: Orta ve Uzun Vadeli Fon Arz ve Tale­binin Karşılaştığı Piyasa

Para Piyasası: Kısa Vadeli Fon Arz ve Talebinin Karşılaştığı Piyasa

Bu ayrım ile aslında hemen her ülke ekonomisinde yer alan iki temel piyasayı tanımlamış olduk Sermaye ve para piyasası. Bu piyasalar kimi zaman kolay olduğu için işlem gören enstrümanlara göre tanımlanmaya çalışılırlar ancak doğru ayrım bizim yaptığımız gibi vade bazlı olmalıdır.

Zira bazı enstrümanlar vadelerine göre her iki piyasada birden olabilecektir. Uzun vadeli devlet iç borçlanma senedi sermaye piyasası aracı sayılırken, kısa vadeli borçlanma senetleri yalnızca vadeleri gereği para piyasası enstrümanı ola­rak tanımlanacaktır. Bu arada kısa vade ve uzun vade ayrımının sorunlu olduğunun farkındayız. Bu o kadar sorunlu bir mevzudur ki, ünlü iktisatçı Keynes dahi; "Üstat, çalışmaları­nızda 'uzun vadede sistem dengeye gelir' diyorsunuz, ama .nedir bu uzun vade?" sorusunu biraz Asena vari bir cevap ile; "Uzun vadede siz ve ben ikimiz de ölmüş olacağız" şeklinde yorumlamıştır. Demek ki uzun vade ve kısa vade ayrımları için ciddi bir belirsizlik var. Ancak yine de bu aşamada imda­dımıza "resmi görüş" yetişiyor. Her ne kadar vade kavramı yatırımcıya, piyasaya, enstrümana ve ekonomiye göre göreceli de olsa resmi görüşe göre ayrım 1 yıl. O halde

1 yıldan kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasa para piyasası, 1 yıldan uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasa ise sermaye piyasasıdır.

Biraz önce bahsi geçmiş bir tanım vardı: Devlet iç borçlan­ma senetleri. İşte bu o bizim meşhur DİBS. Hani televizyonda ve gazetelerde vatandaş anlamasın diye kullanılan ve "her­halde bu çok mühim birşey, ben zorlamayım nasıl olsa anla­mam" dediğimiz stopaj, eurobond, valör var ya, işte onlardan biri. Ama gördüğümüz gibi çok ciddi bir şey değil. Hazinenin iç borçlanma amacıyla sattığı borçlanma senedi, yani tahvil ya da bono.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler - Sağlık Bilgileri

Since 2005