Türkiye Ekonomisi

Dünya Ekonomisi

Osmanlı Ekonomisi

Finansal Ekonomi

İşletme Ekonomisi

Hizmet Ekonomisi

Kalkınma Ekonomisi

Tarım Ekonomisi

Borsa ve Yatırım

Ekonomi Sözlüğü

Ekonomi Ders Notları

Ekonomi Düşünürleri

Genel Ekonomi Soruları

Özel İstatistik Arşivi

Özel İktisat Konuları

Açık Öğretim İktisat

Ekonomi Kurumları

Kamu Yönetimi

Kamu (Devlet) Maliyesi

Sigortacılık Konuları

Türkiye İktisat Tarihi

Yeraltı Ekonomisi

Kredi Kartı Piyasası

Gelişmekte Olan Ülkeler

Finansal Piyasalar

Kent Ekonomisi

Liberalizm

Forex Piyasaları

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bretton Woods Anlaşması 

II. Dünya Savaşı sonrasında büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya kalan Avrupa ülkelerinin tekrardan imar edilmesi ve dünya ticaretinin gelişmesi o günlerin temel iktisadi sorunlarının başında gelmekteydi. Savaş sonrasındaki güçlü ekonomisi ile tüm dikkatleri üzerine çeken Amerika'nın, elindeki rezervlerinin bir kısmını Avrupa ülkelerine borç vermesi ve böylece Avrupa ülkelerindeki durgunluğun atlatılması ge­rekmekteydi. Avrupa'nın yeniden imarı dünya ticaretini genişletecek, ekonomilerin istikrara girmesini sağlayacaktı, Savaş sonrasında yakılıp yıkılan dünyaya nasıl çekidüzen verileceği, Avrupa'nın yeni baştan imarı için gereken kredilerin nasıl ve nereden sağlanacağı, dünyada oluşacak yeni ekonomik sistemin nasıl kurulacağı, uluslararası ödemelerin nasıl yapılacağı, likidite sorunu ve getirilecek çözümlerin neler olacağı Bretton Woods toplantılarında görüşülen konuların başında gelmekteydi.

Savaş öncesi dönemde uluslararası mali konularda işbirliği örneklerine çok az rastlanıldığı halde, savaş sonrası dönemde sıkı bir işbirliği göze çarpmaktadır. Dünya ticaretini serbest hâle getirecek, çok yanlı denkleşmeye imkân tanıyacak ve savaşta yıkılan ekonomilerin onarımını kolaylaştıracak yeni bir uluslararası ticari ve mali sistemin kurulmasına duyulan aşırı istekten dolayı 1944 yılında ABD'de Bretton Woods denilen yerde 44 ülkenin katılımıyla bir toplantı düzenlenmiştir. Toplantıya katılan ülkelerin tamamı; 1929 Depresyonu'nun doğurduğu sefaletten kurtulmayı, yüksek bir çalışma düzeyine ulaşmayı ve rekabetçi devalüasyonlara son verecek yeni bir sabit kur sistemine kavuşmayı arzulamışlardır. 

/. Sistemin İşleyişi 

Bretton Woods veya diğer ismiyle IMF sistemi, ayarlanabilir sabit kur modeline dayanmaktadır. Bu sisteme göre ABD dışındaki tüm IMF üyeleri ulusal paralarının değerini Amerikan Dolan cinsinden tanımlamışlardı. Bu sistemde Amerikan Doları diğer ülke paralarından ayrı olarak başka bir ülkenin parasına değil, 35 dolarlık sabit fiyat üzerinden bir ons altına bağlanmıştı. Her ulusal paranın bir dolar paritesi olduğu ve dolar da sabit fiyattan altına bağlı olduğu için, ulusal paraların dolaylı olarak bir de altın paritesi bulunmaktaydı. Sistemde ABD, yabancı merkez ban­kalarının arz edecekleri dolarlar karşılığında yukarıda belirtilen sabit fiyat üzerinden altın satma taahhüdü altına girmişti. 

Bretton Woods sisteminde, ulusal paraların dolar etrafındaki dalgalanma marjı alt ve üst yönde yüzde 1 ile sınırlandırılmıştı. Üye ülkelerin Merkez Bankaları, ulusal para değerlerinin bu sınırlar dışına çıkmasını engellemek için, döviz piyasasına Amerikan Doları ile müdahale edebiliyorlardı. Sistem, dış ödeme dengesizliklerini gidermek için üye ülkelere paritelerde değişiklik yapma olanağı tanıyordu. Bu sistem temelde sabit bir kur sistemi olduğundan, kur değişikliklerine yol açacak türdeki devalüasyon ve revalüasyon gibi hareketlere, başvurulacak son çare olarak bakılıyordu. Fon yasalarına göre, yüzde 10'dan daha yüksek oranda devalüasyon yapmak için IMF'nin iznini almak gerekiyordu.

Uluslararası ödemelerde kullanılan paraların karşılığı olarak tutulması gereken altın miktarı, altın/anahtar para oranına göre belirlenmekteydi. Bretton Woods'da oluşturulan ve uluslararası ödemelerde kullanılan anahtar paranın (dolamı) altına bağlı olmasının en önemli nedeni hiç şüphesiz insanların altına hâlâ güven duymalarıydı. Konunun politik yanı ele alındığında durumun daha da değişik olduğu gözlenmektedir. Savaş sonrasında dünyanın en büyük ekonomisi olarak ortaya çıkan ABD, savaştan galip ve güçlü çıktığı için Bretton Woods görüşmelerinde kendi fikirlerinin kabul edilmesi için elinden geleni yapmıştır. Amerika'nın, "Kambiyo Sistemi"ni içeren White Planı'nı kabul ettirmek istemesinin esas nedeni; sahip olduğu büyük altın stoklarıydı. İngiliz planının hazırlayıcısı olan Keynes ise, uzun vadede altının piyasadan çekilmesini ve onun yerine "bonkör" denilen paranın kullanılmasını istiyor ve uluslararası ticarette kliring sisteminin uygulanmasını öneriyordu. Bu sistemin kabulü halinde altın fiyatları ucuzlayacak ve Amerika'nın elinde savaş sonrasında biriken dev altın stoklarının hiçbir değeri kalmayacaktı. ABD'nin siyasi ve politik ağırlığını koyarak kabul ettirdiği White Planı, altın ve altına dayalı para sistemini tekrardan gündeme getirmiştir. 1958'lere kadar aksamadan işleyen Altın Kambiyo Sistemi, bu tarihten itibaren sendelemeye başlamıştır. Yukarıda belirtildiği gibi Bretton Woods sistemi temelde "ayarlanabilir sabit kur sistemi "dir. Bu modelde ülkeler, para değerlerini Amerikan Doları cinsinden tanımlamış (parite) ve para değerlerinin bu parite etrafında yüzde 1 oranında dalgalanmasına izin vermişlerdir. Buna göre bir paranın piyasada alabileceği en yüksek değere "üst destekleme noktası", en düşük değere de "alt destekleme noktası" denilmiştir. Döviz kurları bu iki sınır arasında, piyasadaki arz ve talebe göre herhangi bir değer alabilmekteydi. 

Sistemin mantığı kurların sabit tutulmasını gerektirmekle birlikte bu durum kurların hiçbir şekilde değiştirilmeyecegi anlamına da gelmemekteydi. Herhangi bir ülkeye ait ulusal paranın, uzun zamandan beri alt veya üst destekleme noktalarına yakın düzeyde seyretmesi, kurun bu fiyat düzeyinde tutunmasına imkân bulunmadığı anlamına gelmekteydi. Bu durum, üst destekleme noktasında Merkez Bankası'nın piyasaya sürekli olarak döviz arzetmesi, alt destekleme noktasında ise sürekli olarak döviz talep etmesi gibi bir imkânsızlığı beraberinde getirmektedir. İşte bu nedenden dolayı "ayarlanabilir sabit kur sistemi "olarak adlandırılan bu sistemde hükümetler, ulusal paralarının değerini zaman zaman yeniden belirleme yoluna gitmişlerdir.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Gizlilik Politikası

Sağlık Bilgileri