Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Keynes'in İstihdam Teorisi

Ücret ve fiyat esneklinin, para piyasasında yarattığı servet etkisi yoluyla kendiliğinden tam istihdam dengesini gerçekleştirdiği özel durum. tık defa Keynes tarafından ortaya atılmış ve bu nedenle Keynes Etkisi olarak adlandırılmıştır. Emek piyasasında (ortaya çıkan arz fazlalığının parasal ücretlerin düşmesine yol açması ha­linde, ortaya çıkacak talep yetersizliği fiyatlar genel düzeyini de düşürecek, böylece reel ücretlerde bir değişiklik olmayacağından, bu yolla istihdam düzeyi artmayacaktır. Ancak fiyatlar genel düzeyinin düşmesi para piyasasında para stokunun reel değerini yükseltecek, bu ise tahvil talebinin artmasına yol açacaktır. Tahvil fiyatlarının yükselmesi, faiz oranlarının düşmesi, mal piyasasında yatırımların, dolayısıyla toplam talebin artışını sağlayacaktır. Böylece ekonominin kendiliğinden tam istihdama ulaşması mümkün olabilecektir. 

Keynes etkisinin işlemesini engelleyen iki durumdan biri faize karşı esnek olmayan yatırım talebi, diğeri ise faize karşı sonsuz esnek olan likidite tercihidir. Birinci durumda faiz oranları Keynes etkisi ile düşse bile yatırımlar artmayacak, ikinci durumda ise ekonomi likidite tuzağında olduğu için faiz oranlarının düşmesi mümkün olmayacaktır. (Ayrıca, bk. Likidite Tuzağı).

Keynes Planı


1944 yılında yeni bir uluslararası para sistemi oluşturmak üzere toplanan Brethon Woods Konferansı'na İngiltere tarafından sunulan ve ünlü İngiliz iktisatçısı J..M.. Keynes'in hazırlamış olduğu plan. Keynes Planı öncelikle bir Uluslararası Kliring Bir­liği'nin kurulmasını öngörüyordu. Bu kuruluş bankor (Bancor) adlı bir para çıkartacak uluslararası rezerv ihtiyacını karşılayacaktı. Plana göre tüm paraların ve altının değeri bankor cinsinden tanımlanacaktı. Birlik bankor karşılığı sınırsız altın satın alabilecek fakat, altın satmayacaktı. Her üye ülkenin Uluslararası Kliring Birliği'nde bir kotası olacak ve dış açık veren ülkeler kotalarının büyüklüğüne göre altın ve bankor cinsinden kredi ala­bilecekti. Borçlanılan tutar arttıkça, kredi faiz oranları da artacaktı. Ödemeler bilançosu fazla veren ülkeler, açık veren ülkelere kredi olarak verilmek üzere, rezervlerinin bir bölümü­nü fon'a yatırmaları gerekiyordu. Bretton Woods Konferansı'nda Keynes Planı reddedilmiş ve onun yerine ABD tarafından önerilen White Planı kabul edilerek, yeni uluslararası para sisteminin bu doğrultuda oluşması kararlaştırılmıştır.
 

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler - Sağlık Bilgileri

Since 2005