Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
Türkiye İktisat Tarihi
Yeraltı Ekonomisi

Kredi Kartı Piyasası

Gelişmekte Olan Ülkeler

Finansal Piyasalar

Kent Ekonomisi

Liberalizm

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Pozitif ve Normatif İktisat 

İktisat kitaplarının çoğu, bir asır önce yapılmış önemli bir ayırımı vurgulayarak başlar: pozitif iktisat-normatif iktisat. Bu, pozitif bilim-normatif bilim ayırımı, iktisat metodolojisinde ilk kez Jhon Neville Keynes'in ünlü The Scope and Method of Poiitical Economy (1955) (ilk yayınlanış tarihi 1890) adlı kitabında kullanılmıştır. Ancak farklı isimler altında bu ayırımın. Nassau Senior ve John Stuart Mill'in eserlerine kadar geri götürülmesi mümkündür. (Blaug. 1988. s. 129). İktisatta bu pozitif ve normatif ayırımı J. Neville Keynes'in tanımlamasına uygun olarak yaygın bir biçimde kabul görmektedir (Hyman. 1986, s. 14; Friedrnan. 1959, s.; Lipsey. Steiner ve Purvis, 1987. ss. 14-17; Alchian ve Ailen. 1974. s. 6; Coats. 1982, s. 317). Hatta, iktisatta bu ayırımı konu edinen bağımsız kitaplar bile mevcuttur (Örn. Hutchison. 1964). 

Ancak bu ayırımın yaygın olarak kullanımı ise. Friedman'ın ünlü makalesinden (Friedrnan, 1959) sonradır. Bu makalesinde Friedrnan. pozitif bir bilimin amacının, henüz gözlemlenmemiş olgularla ilgili geçerli ve anlamlı tahminler yapmaya yarayan bir teori veya hipotez geliştirmek olduğunu savunmaktadır (s. 7).

Richard G. Lipsey, Pozitif İktisada Bir Giriş    (An Introduction  to   Positive  Economics)   adlı   eserinde   bu   ayırımın üzerinde durarak şöyle söylemektedir: 

"Pozitif önermeler olan. (What is), olmuş (was) veya olacak ile ilgilidirler; yaşadığımız evren hakkında delilli olguları açıklamaktadırlar. Normatif önermeler ise. olması gerekenle ilgilidirler. Neyin İyi yahut kötü olduğuna ilişkin değer yargılarımıza bağlıdırlar ve bu yüzden de ayrıştırılamaz bir biçimde felsefi, kültürel ve dini görüşlerimize bağlıdırlar" (Lipsey. 1986. s. 5). 

Ayrıca Lipsey. "olması gereken" (ought) nitelemesinin biri ahlaki, diğeri de mantıki olmak üzere, birbirinden oldukça farklı iki anlamı olduğuna dikkat çekerek, buradaki "olması gereken"in. mantıksal zorunluluk ifade eden "mantıksal olması gereken" (logical ought) değil, değer yargılarının gereğini ifade eden "ahlaki olması gereken" (ethical ought) olduğunu vurgulamayı ihmal etmez (s. 4) 

Bu kavramsal (aştırmada, pozitif iktisat olanı, normatif iktisat    ise    olması         isteneni     konu    edinmektedir. Pozitif çözümlemenin amacı "anlamak, açıklamak ve öndeyide bulunmak" (Hyman, 1986. s. 14), normatif çözümlemeninki ise. bir konuda ortaya çıkan sorunların çözüme kavuşturulması için farklı alternatiflerden bir veya bir kaçını önermektedir. 

İktisadi çözümlemenin en temel ayırımlarından birisi olan bu pozitif-normatif ayırımının İktisadın bir deneysel bilim olmasına yönelik çabaların bir sonucu olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Bu ayırımda hep pozitif bilimin öne çıkarılmasının, mevcut sistemin alternatiflere kapatılarak ideolojik bir meşrulaştırma zemini hazırladığı (Klein. 1988. s. 40: 5assower. 1988. s. 176: Buğra. 1989. s.160; Heübroner. 1991. ss. 472-73; Demir. 1992a, s. 107) veya iktisadın, toplumsal içerikten uzak tutulma çabasının bir sonucu olarak kısırlaştırıcı bir kategoriye dönüşmesinen neden olduğu (Görün. 1979. s. 20) savunulmaktadır. Sonuç olarak, bu pozitif iktisat-normatif iktisat ayırımın yapılıp, pozitif olana büyük önem atfedilemsinde.,sadece epistemolojik değil, bazı sosyal gerekçelerinin de önemli rol oynadığı savunulabilir. 

Bu bağlamda elinizdeki çalışmanın hipotezlerinden birisi. daha önce de değinildiği gibi, pozitif iktisadın, ironik bir biçimde, normatif bir metodoloji temeli üzerine kurulmaya çalışıldığıdır. Bilimde pozitif, yöntembilimde ise normatif bir yaklaşımın benimsenmesinin gerekçeleri iktisat metodolojisinde pek fazla gündeme getirilmemektedir. Bu da başlı başına ayrı bir tartışma konusu.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005