Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Tarım Sektöründe Gİrdİ ve Teknolojİ Kullanımı 

Tarımdaki verimliliğin artırılması girdi kullanımının yaygınlaştırılmasına ve bu girdi­lerin tekniğine uygun şekilde kullanılmasına bağlıdır. 

Yüksek verimli, kaliteli tohum girdisi kullanımının verim Üzerinde %25'lere varan pozitif bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Türkiye'de tohum Üretimi ve ithalatı konusunda temel sorunlar bulunmaktadır. Yerli tohumculuk endüstrisinin yeterince geliştirilememiş olması Ülkeyi bu konuda dışa bağımlı hale ge­tirmektedir. 

Türkiye'de hektara gübre kullanım miktarı 83 kg ile, dünya ortalamasının (95 kg) al­tındadır. Bu durum gübreye uygulanan istik­rarsız politikalar ve fiyat artışları ile açıklanabi­lir. Yapılan bir araştırmada 1981-1996 yılları arası gübre fiyatlarında reel olarak 0/08.7­%14.01 arasında artış olduğu tespit edilmiştir. Gübre fiyatlarının yüksekliği Üreticinin gübre kullanımını etkilemekte ve satın alma gücünü azaltmaktadır. Bu anlamda optimal gübre kullanımının verimlilik ve Üretici gelirine yapacağı katkı dikkate alınarak istikrarlı bir gübre politikasının belirlenmesine ihtiyaç bulunmaktadır. 

Türkiye'de tarımsal mücadele ilaç sana büyük ölçüde dışa bağımlı durumdadır. Bu durum ilaç fiyatlarının sürekli artmasına sebep olmakta ve ilaç kullanım miktarını etkilemektedir. Örneğin 1975 yılında 34.185 ton olan ilaç kullanım miktarı 1995'de 33.949 tona düşmüş­tür. Ancak etkili madde olarak hektara ta­rımsal ilaç kullanımı 1990-1997 döneminde '8 gramdan 645 grama yükselerek %29.4'lük artış göstermiştir. Bu miktarın ABD'de 3514 Almanya'da 2546 gr, Japonya'da 5811 gr olduğu dikkate alınırsa, Türkiye' de ilaç kullanım düzeyinin ne kadar yetersiz olduğu görülmektedir. 

Türkiye'de mevcut hayvan sayısına kesif ve kaba yem Üretimine gerekli önem verilmediği ifade edilebilir. Gelişmiş ülkelerde ekili alanların %30'u yem bitkileri üretimine tahsis edilirken, Türkiye' de bu oran yaklaşık %2 civarındadır. Bu anlamda ülkede yıllık 40 milyon ton kaba yem açığının olduğu belirtilmektedir. Ayrıca Türkiye'de 1996 yılın­da 5.8, 1997'de 5.5 ve 1998'de 4.6 milyon ton olan karma yem üretim miktarı 1998 yılı verileri itibariyle Almanyada 18.9, Kanada'da 19.3, Hollanda'da 14.5, İspanya'da 15.3, Fransa'da 24.1, Japonya'da 23.0 milyon tondur.(32) Yem girdisi kullanımının artırılabilmesi için yem bit­kileri üretimi teşvik edilmeli, karma yem sanayindeki katma değer vergisi problemi çözül­melidir. Ayrıca yem sektöründe özellikle mısır, soya küspesi ve balık gibi yem girdilerinde dı­şa bağımlılığın azaltılması ve Şubat 1998'de yü­rürlüğe giren tespit-tahdit-tahsis, mera alanla­rının genişletilmesi, ıslah, bakım ve koruma ile bunlarının finansman kaynaklarını düzenleyen mera kanunun uygulanmasına ihtiyaç bulun­maktadır. 

Türkiye'nin yıllık kullanılabilir su potansiyeli 106.6 milyar m3'tür. Ancak bu potansiyelin yalnızca %30'undan yararlanılmaktadır. Sulamada kullanılan miktarı ise 4 milyar m3 civarındadır. Devletin su kaynaklarından etkin bir şekilde yaralanma, sulanabilir arazilerin sulama imkanına kavuşturulması için, kuyu-gölet, regülatör ve baraj gibi yatırımlara hız verilmesi gerekir.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler - Sağlık Bilgileri

Since 2005