|
|
Türkiye'nin 2005-2007 Dönemini Kapsayan Avrupa Birliği'ne
Katılım Öncesi İktisadi Programının Değerlendirilmesi
1. Açıklama:
a.
AB’ye aday
ülkeler Katılım Öncesi Mali İzleme Süreci kapsamında her yıl
düzenli olarak AB Komisyonu’na “Katılım Öncesi İktisadi
Program”larını sunmaktadırlar. Hükümetin AB Komisyonu'na sunduğu
söz konusu Katılım Öncesi İktisadi Program 2005 - 2007 dönemine
ilişkin tahmin ve öngörüleri içermektedir.
b.
Türkiye söz
konusu İktisadi Programı, nihai hedef konumundaki AB’ye tam
üyeliğin ön koşulu olan “Kopenhag ve Maastricht Kriterleri”ni
sağlayacak siyasi ve iktisadi dönüşümleri gerçekleştirecek
biçimde hazırlamıştır. Programda önerilen iktisadi hedefler
şunlardır: sürdürülebilir yüksek büyümenin sağlanması,
enflasyonun AB seviyesine kalıcı bir şekilde düşürülmesi, kamu
açıkları ve kamu borç stokunun GSYİH’ya (Gayri Safi Yurt İçi
Hasıla) oranının AB ortalamalarına yaklaştırılması, bölgeler
arası kalkınma farklılıklarının giderilmesi ve kişi başına milli
gelirin AB ortalamasına ulaştırılması.
2. İnceleme:
a.
Program dört bölümden oluşmaktadır. “Son İktisadi Gelişmeler”
başlıklı 1 nci Bölümde, Türkiye’nin iktisadi yapısında son
yıllarda yaşanan gelişmelerin özeti sunulmaktadır.
“Makroiktisadi Çerçeve” başlıklı 2 nci Bölüm, program
döneminin temel makroiktisadi hedefleri ve bu hedeflere
ulaşılması için uygulanması öngörülen iktisat siyasetleri
sıralanmaktadır. “Kamu Maliyesi” başlıklı 3 ncü Bölümde,
sürdürülebilir bir mali yapının oluşturulması için öngörülen
siyasetler ile program dönemi bütçe ve borç yönetimiyle ilgili
hedef ve tahminler yer almaktadır. “Yapısal Reformlar”
başlıklı 4 ncü Bölümde, sürdürülebilir bir büyüme ortamının
oluşturulması, iktisadi rekabet gücünün artırılması ve serbest
piyasanın güçlendirilmesi doğrultusunda gerçekleştirilmesi
öngörülen yapısal reformlar ayrıntılı bir şekilde ele
alınmaktadır.
b.
2005 - 2007
döneminde iktisadi gelişmelere ilişkin öngörülerin yer aldığı 2
nci ve 3 ncü bölümler programın en önemli kısmını
oluşturmaktadır. Bu bölümlerde; iktisadi hedefleri
gerçekleştirebilmenin mali disiplinde sağlanan başarıya bağlı
olduğu, bu nedenle sıkı para ve maliye siyasetlerin
uygulanmasına devam edileceği ifade edilmektedir. Programda
sıralanan iktisadi siyasetlerin uygulanmasıyla gerçekleşmesi
beklenen iktisadi hedefler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
TABLO 1.: KATILIM ÖNCESİ İKTİSADİ PROGRAMIN TEMEL GÖSTERGELERİ
|
|
2003 |
2004 |
2005 |
2006 |
2007 |
|
GSYİH, Cari Fiyatlarla (katrilyon TL) |
360 |
427 |
482 |
540 |
592 |
|
GSYİH Büyüme Oranı (%) |
5,8 |
9,6 |
4,8 |
5,1 |
5,1 |
|
TÜFE Enflasyonu |
18,4 |
10,0 |
8,0 |
5,0 |
4,0 |
|
Sektörlerin GSYİH İçindeki Payları (%) |
|
|
|
|
|
|
|
12,4 |
11,7 |
10,9 |
10,7 |
10,3 |
|
b. Sanayi |
29,3 |
29,7 |
30,2 |
30,3 |
30,6 |
|
c. Hizmetler |
58,3 |
58,7 |
58,9 |
59,0 |
59,1 |
|
|
2003 |
2004 |
2005 |
2006 |
2007 |
|
Nüfus (bin kişi) |
70.712 |
71.789 |
72.844 |
73.905 |
74.944 |
|
İşsizlik Oranı (%) |
10,5 |
10,0 |
9,8 |
9,6 |
9,3 |
|
İhracat (milyar Dolar) |
51,2 |
66,2 |
76 |
84,7 |
93,9 |
|
İthalat (milyar Dolar) |
65,2 |
88,8 |
97,2 |
107,0 |
117,5 |
|
Cari İşlemler Açığı (milyar Dolar) |
7,9 |
14,6 |
11,1 |
10,8 |
10,5 |
|
Cari İşlemler Açığının GSYİH'ya Oranı (%) |
3,2 |
4,9 |
3,7 |
3,4 |
3,0 |
|
Turizm Geliri (milyar Dolar) |
13,2 |
16,0 |
18,0 |
19,3 |
20,6 |
|
Özel Yatırımların GSYİH'ya Oranı (%) |
11,3 |
13,7 |
14,7 |
15,8 |
16,6 |
|
Kamu Yatırımlarının GSYİH'ya Oranı (%) |
4,2 |
4,0 |
4,5 |
4,7 |
4,6 |
|
Net Doğrudan Yabancı Yatırım (milyar Dolar) |
1,1 |
2,0 |
3,7 |
3,8 |
3,9 |
|
Kamu Borçlanma Gereğinin GSYİH'ya Oranı (%)* |
10,1 |
6,3 |
4,4 |
2,1 |
0,5 |
|
Dış Borç Toplamı (milyar Dolar) |
145,8 |
154,8 |
159,8 |
165,4 |
173,0 |
|
Kamu Dış Borç Stoku (milyar Dolar) |
65,5 |
68,5 |
69,1 |
66,9 |
66,0 |
|
Faiz Dışı Fazlanın GSYİH'ye Oranı (%)* |
6,7 |
7,8 |
7,5 |
7,2 |
7,0 |
|
Kamu Toplam Brüt Borç Stoğunun GSYİH'ya Oranı (%)* |
80,2 |
78,4 |
75,3 |
72,2 |
68,3 |
|
(*)
Bu rakamlar AB’nin bütçe açığı ve borç tanımlarına
uyumlu hale getirilmişlerdir. Bu nedenle Hazine
Müsteşarlığı, Devlet İstatistik Enstitüsü ve Maliye
Bakanlığı tarafından şu ana kadar açıklanmış bulunan
rakamlardan farklılık göstermektedirler. |
(1) Makroiktisadi Çerçeve:
(a) Büyüme ve İstihdamla İlgili Gelişmeler:
(I) 2005 - 2007 döneminde
yıllık GSYİH artış oranının % 5 civarında olması beklenmektedir.
İktisadi büyümenin temel kaynağını özel kesim yatırım
harcamaları ve ihracat artışı oluşturacaktır. Söz konusu dönemde
iç tüketimin büyümeye katkısının azalacağının beklendiği ifade
edilmektedir.
(II) Sıkı maliye siyaseti
uygulamasına ve enflasyon hedefi ile uyumlu gelirler siyaseti
uygulamasına devam edilecek olması nedeniyle, çalışanların
enflasyondan arındırılmış gelirlerinde önemli bir artış
beklenmemektedir.
(III) 2005 - 2007 döneminde 1
milyon 650 bin kişiye iş yaratılacağı ve istihdamın yıllık
ortalama % 2,5 artacağı tahmin edilmektedir. 2003 - 2004
döneminde yaşanan yüksek büyümenin istihdam artışı
yaratmamasının nedeni olarak işgücü verimliliğinde sağlanan
artış gösterilmektedir. Diğer bir ifadeyle, yeni işçi işe
almadan mevcut işgücünün daha uzun süre çalıştırılması sonucu
üretim miktarında artış sağlanmıştır. Ancak, işgücü
verimliliğindeki artışta sınıra gelinmesi nedeniyle, gelecek
dönemlerde üretimi artırabilmek için yeni yatırımlara gidilmek
zorunda kalınacağının beklendiği ifade edilmektedir. Bu yüzden,
gelecek dönemlerde işgücü talebinin artacağı; ancak, artan
istihdama rağmen çalışma çağındaki nüfusun da hızla artması
sonucu işsizlik oranındaki azalışın sınırlı olacağı
vurgulanmaktadır. Yapılan tahminlere göre işsizlik oranı %
10’dan üç yılın sonunda % 9,3’e gerileyecektir.
(IV) Doğrudan yabancı sermaye
yatırımlarda önemli miktarlarda artış beklenmektedir. Net
doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının düzenli bir şekilde
aratarak 2007 yılında 3,9 milyar dolara ulaşacağı tahmin
edilmektedir. 2005 - 2007 dönemi boyunca Türkiye’ye gelecek
doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının toplamının 12 milyar
Dolar civarında gerçekleşmesi beklenmektedir.
(b) Enflasyon, Para ve Kur Uygulamaları:
(I) TÜFE (Tüketici Fiyatları
Endeksi) enflasyonunun yıl sonu değerleri itibariyle 2005
yılında % 8’e, 2006 yılında % 5’e, 2007 yılında ise % 4’e
düşürülmesi planlanmaktadır. Böylece, 2007 yılı sonunda
Maastricht Kriterlerine ulaşılması sağlanabilecektir. Merkez
Bankasının uygulamakta olduğu para siyasetinin temel amacının
fiyat istikrarını sağlamak olduğu vurgulanmaktadır.
(II) Para siyasetinin
etkinliğinin ise mali disiplinde sağlanacak başarıya bağlı
olacağı özellikle vurgulanmaktadır. Programda öngörülen
enflasyon hedeflerinin gerçekleştirilmesinde parasal ve mali
disiplinin sürdürülmesinin, kamudaki ücret ve gelir
siyasetlerinin enflasyon hedefiyle uyumlu olarak yürütülmesinin
önemli rol oynayacağı belirtilmektedir. Ayrıca, üretim
artışlarının verimlilik artışlarıyla desteklenmesi ve dış
kaynaklı faktörler arasında bulunan petrol fiyatlarının artışı
gibi nedenlerin enflasyon hedeflerinin gerçekleşmesinde etkili
olacağı ifade edilmektedir.
(III) Merkez Bankasının,
önümüzdeki dönemde de dalgalı döviz kuru uygulamasını
sürdüreceği belirtilmektedir. Döviz kurlarında aşağı ve yukarı
her iki yönde de aşırı dalgalanmalar görüldüğü takdirde Merkez
Bankasının sınırlı ölçüde doğrudan müdahalelerde
bulunulabileceği ifade edilmektedir. Ayrıca, döviz kurunun uzun
dönemli dengesini etkilemeyecek şekilde döviz rezervlerini
güçlendirmeye yönelik ihale yöntemiyle de döviz alımları
gerçekleştirilebileceği ifade edilmektedir.
(c) Dış Ticaret ve Ödemeler Dengesi:
(I) Programda ihracattaki
artışın orta vadede de devam edeceği ve kur değerlenmesinin
ihracat üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı
öngörülmektedir. Bu çerçevede, ihracatın 2007 yılında 88,9
milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. İthalat artış
hızının yavaşlayacağı ve 2007 yılında ithalatın 125,2 milyar
dolar olarak gerçekleşeceği beklenmektedir. Dönem ortalaması
olarak ihracat artış hızının % 12, ithalat artış hızının ise %
8,5 olacağı tahmin edilmiştir. Dönem içinde ihracattaki artışın
devam etmesi ve ithalatın yavaşlaması nedeniyle cari işlemler
açığının düzeleceği öngörülmektedir. 2004 yılında GSYİH’ya oranı
% 4,9 olarak gerçekleşmesi beklenen cari işlemler açığının, 2007
yılında % 3’e gerileyeceği tahmin edilmektedir.
(2) Kamu Maliyesi:
(a) Vergi mevzuatında yapılacak yeni
düzenlemeler, diğer yapısal reformlar ve tedbirlerle birlikte
devlet gelirlerinin artacağı, harcamalarının ise azalacağı
tahmin edilmektedir. Vergi sistemini daha etkin kılabilmek için
vergi mevzuatının yeniden düzenleneceği belirtilmektedir.
Ayrıca, yapılan düzenlemelerle iktisadi kayıt dışılığın kontrol
altına alınacağı öngörülmektedir. Kamu kesimindeki istihdam
fazlasının azaltılacağı ve kapsamlı bir personel siyasetinin
uygulanacağı ifade edilmektedir. Ücret ve maaşların enflasyon ve
verimlilik kriterleri çerçevesinde belirlenmesi öngörülmektedir.
2004 yılında GSYİH’nın % 43,4’ü kadar olması beklenen toplam
gelirlerin, 2007 yılında % 43,7’ye yükseleceği, 2004 yılında
GSYİH’nın % 49,7’si olan harcamaların da düşerek % 44,2’ye
gerileyeceği tahmin edilmektedir.
(b) 2003 yılında GSYİH’nın % 10,1’i olan toplam
kamu borçlanma gereğinin 2005 yılında % 4,4’e, 2006 yılında %
2,1’e ve 2007 yılında % 0,5’e düşeceği tahmin edilmektedir. Bu
düşüşteki en büyük etken, konsolide bütçe faiz ödemelerinde
beklenen önemli azalışlardır. Ayrıca, özelleştirme gelirlerinde
öngörülen artışların ve toplumsal güvenlik kuruluşları
açıklarının kontrol altına alınmasının borçlanma ihtiyacının
azalmasında önemli bir etken olacağı ileri sürülmektedir.
Devletin gayrisafi borç stoğunun azalması da beklenmektedir.
Borç stoğunun azalışında istikrarlı bir büyüme ile birlikte,
uygulanacak sıkı maliye siyaseti ve etkin bir borç yönetimi
siyasetinin etkili olacağı düşünülmektedir.
(3) Yapısal Reformlar:
(a) 2005 öncesi uygulanan reformlar sayesinde
sürdürülebilir bir büyüme ortamının oluşturulması, piyasa
kurallarına dayalı ve rekabet gücü yüksek bir iktisadi yapı
yaratılması yönünde önemli mesafe alındığı belirtilmektedir. Söz
konusu dönemde de uygulanacak yapısal reformlarla iktisadi
yapının daha da geliştirilmesi hedeflenmiştir.
(b) Yapısal reformlar kapsamında, piyasa
mekanizmasının güçlendirilmesi ve iktisadi alanda özel kesimin
rolünün daha da artırılması hedeflenmektedir. Üretim kesiminin
kaynak ihtiyacını karşılayacak etkin bir mali yapının
geliştirilmesi ve işgücü arzının niteliklerinin yükseltilmesi
yönünde çalışmaların sürdürüleceği belirtilmektedir. Ayrıca,
kamu hizmetlerinin daha etkin kılınması, kaynak israfının |