Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
Türkiye İktisat Tarihi
Yeraltı Ekonomisi

Kredi Kartı Piyasası

Gelişmekte Olan Ülkeler

Finansal Piyasalar

Kent Ekonomisi

Liberalizm

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bilgi Toplumu Nedir 

Bülent Akarcalı 

Sanayileşme süreci 60'lı yıllarda sallan­maya başladı. 1967 yılında, ABD ve Avrupa ül­kelerinde ekonomik durgunluk ve kriz ortaya çıktı. Bir sene sonra, bütün dünyayı, özellikle Fransa'yı sarsan gençlik hareketleri, gençliğin başkaldırısı başladı. Yine 1970'li yılların başın­da para düzeninde sabit bir kur sisteminden esnek kur sitemine geçildi. 

Bunların yanında 1973'te Dünya Petrol Krizi patladı ve sonuç olarak, enerji kaynakla­rını daha dikkatli kullanmak ve daha kapsamlı bir biçimde faydalanmak için yeni teknolojiler geliştirilmesine yol açıldı. Tüm toplumlarda çevre bilincinin doğmasına yardım etti. Bu ye­ni teknolojiler yeni bir toplumu yarattı: BİLGİ TOPLUMU. Tarıma dayalı geleneksel toplum yapısından sanayi toplumuna geçişi 100 yıla yakın bir zaman aldı. Sanayi toplumundan bil­gi toplumuna dönüşüm çok daha kısa sürede gerçekleşti. Yeni teknolojiler hızlı gelişti, in­sanlar bu teknolojilere uyum sağladı. 

Bilgi toplumu Türkiye 

Bilgi toplumu ilk on yılında önemli ve çok köklü değişiklikler getirmiştir. Bu nedenle, bu yeni dünyanın içinde, yer almak isteyen uluslara büyük bir görev düşmektedir. 

Daha 1962 yılında, Amerika'da "ABD'de bilginin üretimi ve dağıtımı" kitabını yayınladığı zaman, açıkladığı veriler dünyanın gideceği yöne ışık tutuyordu.

1958 yılında ABD'de bilgi (knowledge) endüstrisi gayri safi milli hasılanın %31'ini ya­ratıyordu. Üstelik tanım dışındaki işgücünün %29'u bu sektörde çalışıyordu.

1967 yılında enformasyon sektörü gayri safi milli hasılanın %46'sım oluştururken, toplam gelirin %52'sini alan toplam işgücünün ya­rısı da bu sektörde istihdam ediliyordu. Günü­müzde bu rakamlar ve oranlar daha da üstlere çıkmış bulunmaktadır.

Ekonomik değerlendirmeler yıllarca üç sektöre göre yapıldı. Sanayi, tarım ve hizmet­ler.

Ancak bu değerlendirme içinde, hizmet sektörü içinde kaybolan enformasyon sektörü, sonraları dördüncü bir sektör olarak değerlen­dirilmeye başlandı.

Buradaki hassas nokta, Enformasyon ekonomisinin birincil ve ikincil sektörler ola­rak ele alınması ve bilgi toplumuna giden yol­daki somut başlıkları göstermektedir.

Birincil enformasyon sektörü Enfor­masyon ve iletişim başlığı altında irdelenebilir. Bilgi üreten, işleyen veya dağıtan mal ve hiz­metlerden oluşan endüstriler grubu enformas­yon ve iletişim alanına girer.

Hizmetler boyutunda yazılı ve elektro­nik basın, reklamcılık, eğitim, telekomünikas­yon hizmetleri sigortacılık ve finansla ilgili iş­ler, kütüphaneler, danışmanlık kuruluşları, araştırma ve geliştirme kuruluşları yer alır. Mal­lar boyutunda ise bilgisayar, iletişim ve elekt­ronik araç üreticileri, büro ve iş makinaları, ölçme ve kontrol araçları, basım işleri ve mat­baalar yer alır.

Bu arada bilgi ve enformasyon arasın­daki ayrıma dikkat çekmek gerekir. 

Enformasyon bilginin ham maddesini oluştuaır. Veriler, bulgular ve sinyaller bu hammaddenin ilk akla gelenleridir. 

Bilgi ise düzenlenmiş, filtreden geçmiş, damıtılmış ve netleşmiş enfonnasyon olup, en­formasyonun bilgiye dönüşmesi aslında en zor ve üzerinde durulması gereken karmaşık süre­ci oluşturmaktadır. 

•1990 yılında Naisbitt ve Abmdene yeni teknolojilerin, yeni ekonomik olanaklann, si­yasi ve kültürel gelişmelerinin ortaya çıkardık­ları yeni oluşum Megatrends Çağı olarak ilan ediliyordu. Bu yeni yönelimlerin temelinde bilgi işlem veya kısaca bilişim teknolojisi yatı­yordu, onun motoru mikro elektronik gelişme­ler ve bilgisayar. 

Mikro elektronikteki gelişme ile birlikte, iletişim teknolojisi de yenilenmiştir. Bu iki sek­tördeki gelişme, üretimde etkinliği ve verimli­liği arttırmışlardır. Böylece, bilgi toplumunun teknolojik alt yapısı ve önemli bir kesimi ileti­şim donanımından oluşmaktadır. 

•Teknolojik gelişmelerle birlikte, eko­nomik, sosyal, politik ve kültürel alanlarda de­ğişiklikler ortaya çıktı. Yeni meslekler, yeni sosyal grupların politik mücadelesi ve en çok zaman alan yeni değer, ideoloji, davranış şekil­leri.

Ancak bu değişim ve yansıma süreçleri tek yanlı değildir: politik, sosyal ve kültürel or­tamlar yeniliklere açık ve uygun olunca, tek­nolojiden kaynaklanan değişim süreçleri daha hızlı, daha etkin ve daha kapsamlıdır. Aksi tak­dirde bir gecikme, hatta bir engellenme olası­dır. 

Sanayi toplumunda, maddi mallar üre­tildiğinden Bilgi Toplumunda, bilişim teknolo­jisi sayesinde, bilgi üretimi ön plana çıkar. Fab­rikaların yerini, bilişim teknolojisine dayalı ile­tişim ağ-sistemleri oluşturacaktır. Sanayi toplu­mundaki maddi malların kullanımı yerine, ge­rek üretim gerek tüketim için bilimsel bilgi kul­lanacaktır. (Bilgi toplumu net) 

Sanayi toplumunda üretim ülkenin sa­nayi bölgelerinde, mallann satışı önce koloni­lerde, sonra uluslararası alanlarda gerçekleşti­riliyordu. Bilgi toplumunda, elektronik faaliyet bir globalleşme, küreselleşme sürecine girdi, ülke sınırları küçülüyor. 

Sanayi toplumundaki temsili demokra­si, bilgi toplumunda katılımcı demokrasiye yer verecektir.

Sanayi toplumu arz ve talep ilkelerinin üzerinde işliyor, kısa vadeli hedeflere yönelik­tir. Bilgi toplumunda gelecekteki amaçların gerçekleştirilmesi için bilgi kullanımı gündeme gelmektedir. 

A. Bilgi Toplumuna Erişmenin Koşulları 

1. Alt Yapı 

Üretilen bilgiyi depolayacak, çoğalta­cak, dağıtacak, kullandıracak teknolojik sis­temleri alt yapıyı oluşturmaktadır.

- Bilgiyi Depolayacak Kütüphaneler

Kitaplar, ses ve görüntü kasetleri, Bilgi­sayar disketleri, dia pozitifler, filmler.

- Bilgi-Çoğaltacak Tesisler

Matbaalar (kitap, gazete, dergi). Foto­kopi makinaları, kaset, dia disket, film çoğalta­cak cihazlar.

- Bilgiyi Dağıtacak İletişim Şebekesi 

Radyo-TV yayınları, telefon hatları, şe­bekeleri, link istasyonları, uydular (Türksat-Türk Uydusu).

Sanayi sonrası toplumun en önemli kay­nağı bilgi ve en önemli alt yapısı ise iletişim alt yapısı olmuştur.

Her çeşit toplum üç çeşit alt yapı tarafın­dan bir arada tutulur: Ulaştırma, Enerji ve ileti­şim.

Son zamanlarda iletişim alt yapısı, ulaş­tırma ve enerjinin önüne geçmiş, insanlığın ey­lem alanı büyümüştür.

Ulaştırma sektörünün birim fiyatları sü­rekli artarken, iletişim birim fiyatlarının sürekli düşmesi nedeniyle, fikirleri yaratan insanları nakletmek yerine, fikirlerin ve bilgi'n'm iletişim  yoluyla iletilmesi maliyet ve sürat açısından ye­ni bir ufuk açmıştır. 

- Bilgiyi Kullandıracak Ürün ve Cihazlar

Bilgiyi, fax, TV ve iadyo cihazları, kitap­lar, dergiler, gazeteler, diğer ses ve görüntülü cihazlar, telefon, telsiz cihazları, çağrı cihazları. 

2. insan Kaynağı

Teknolojinin getirdiği imkanlardan tam olarak yararlanması için, İnsan faktörü son de­rece de önemlidir.

- Bilgi zor üretilir, bu zorluğu aşarak bil­gi üretmeyi bilen, düşünen, becerebilen ve yetmezliklerin üstesinden gelenleri yetiştirmek şarttır. Öte yanda, üretilemiyen bilgiyi edin­mek, edinilen bilgiyi önce kullanıp değerlen­dirmek, sonra başka bilgi üretmek için kullan­mayı öğrenmelidir.

 Üretilen bilgiyi depolayacak, çoğaltacak, dağıtacak, kullanacak kaliteli elemanları yetiştirmelidir. 

3- Bilgi'nin Yeterli ve Gerekli Nitelikleri

1.  Yeterli Nitelikler

1. Bilginin ucuz, standart, taşınabilir olması

2. Bilginin herkesçe kolay, eşit imanlar­da çabuk, erişebilir olması

3. Uluslararası Bilgi Sistemlerine entegre olunması 

2.  Gerekli Nitelikler

1. Açık, Çoğulcu ve Demokratik bir toplum yapısına 2. Bu yapıya "en uygun siyasi rejime sahip olmak

3. Bu değerleri paylaşan Dünyada yeri­ni almak. 

B. Bilgi Toplumu ve Türkiye 

Son 30 yıl, bir ülke için Dünyadaki en önemli ve değerli kaynağın ne petrol, ne altın olmayıp, bilgi olduğunu göstermiştir.

21. yüzyılda Türkiye küreselleşmenin içinde olacaksa ve Türkiye Bilgi toplumu olma yolunda adımlar atacaksa, enformasyon tek­nolojisine sahip olmanın ve onu iyi kullanma­nın yamsıra "SosyalKapasitesi'hi de iyi planla-malıdır. Yani ülkenin siyasi, ticari, sınai, mali ve kültürel kurumlarının gelişmişlik ve uyum sorununa cevap bulmak ve onu hazırlamak zorundadır. 

Türkiye'de bilişim teknolojisini geliştir­mek için onun üretilebilmesi gereklidir. Oysa sanayi toplumunda olduğu gibi; teknoloji üret­mek, yenilik getirmek yerine ithal teknoloji kullanılması tercih edilmektedir. 

Bunun altında yatan önemli faktör: Bir kültür gecikmesi olmaktadır. 

Batı uygarlığı bilimsel düşünceye daya­lı, objektif bir bakış kullanan, rasyonel davra­nan bir toplumdur. Oysa Türk toplumunda olaylar kişinin hislerine göre algılanır ve süb­jektif, içe dönük bir yorum çıkmaktadır. Eği­timde de duygu ve değerlere dayalı, kalıplı, şablonlu, ezberleyici bir sistemle karşı karşıya bulunulmaktadır. Özgürce düşünmesi olma­yınca, inisiyatif kullanmak zorlaşmaktadır ve üst otoriteden emir almadan karar verebilmesi engellenmektedir. 

Üniversiteleri bilgi üretmeyen, araştırma ve geliştirme etkinlikleri için kaynak bulama­yan, insana ve özellikle bilim adamına yatırım yapmayan bir Türkiye bilim ihtiyacı duyan, bil­giyi arayan ve bilgiyi kullanan, bu bilgiyi depolayan ve bu bilgi ile yeni sonuçlara ulaşan, bu arzuyu taşıyan kaliteli bir topluma sahip ol­madıkça, Enformasyon teknolojisi olan ama bu teknoloji ile bilgiyi bir araya getirip Bilgi 

Toplumu olmayan bir ülke konumunda her an kalabilir. 

Türkiye, teknolojik ve kültürel gecik­meyi kapatabilmek için, bilgi toplumuna uyum programı geliştirmeli ve hızla uygulamaya ak­tarmalıdır.

Ekonomi alanında da yenilikçi bir ortam (rekabetçi piyasa) şarttır, uygun eğitim ve kül­tür politikaları yetmemektedir.

Teknoloji ve Bilgi Toplumu kendini en iyi demokrasi ortamında yenileyebilir ve geniş­letebilir.

Bu nedenle Türkiye Bilgi Toplumu olma yolunda yürürken, bilgiyi aramak ve de­mokrasiyi yaşatmak zorundadır. Somut veriler "enformasyon alt yapısı" ise, "ortamı da" kuş­kusuz ki demokrasidir.

Türkiye bu nedenle demokratik değer­leri yaygınlaştırmalı, benimsetmeli ve demok­rasiyi vazgeçilmez bir kültür ve yaşam biçimi olarak sunmalıdır.

Türkiye, demokratik ortamda bilgiyi üreten, bu bilgiyi dağıtma ve sonuçlarıyla ile demokrasiyi güçlendiren bir ülke olmalıdır. Türkiye Bilgi Toplumu olma yolunda, bu bilgi­yi halkının mutluluğu ve gelişmesi için kulla­nan yönetimlere sahip olmalıdır.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005